Salı, Temmuz 19

bir süre yere paralel okuduktan sonra

"Oysa çok geçti, bilmiyordu ki çok geçti! Olan olmuştu... Böyle şeyler çocukken olur ve bir daha da silinmez. Terk edilmekten korkmak... Korktuğun şey başına gelince de kendini cezalandırmak... Böyle şeyler çocukken olur bir daha da silinmez.
Köpeğimiz öldükten yıllar sonra o evden taşınırken görmüştüm, kapının kenarında hala duruyordu diş izleri."

"İkiye bölünmenin dayanılmaz yanı iki parçanın da hala canlı olmasıdır. İnsan herhalde bu yüzden kendini öldürmeye çalışır. İkisinden biri gitsin diye."

"Anlıyorum gerçekten de... -Kütüphaneyi gösterdi.- Ama bak yolun sonuna doğru haklı çıktı Dostoyevski. 'Her şeyi fazlasıyla anlamak hastalıktır,' demiş ya... Ben de hastalandım işte."

"Hayatında ilk kez kitaplardan biraz ürktü sanki. Farklı kalınlıkta, boyda ve renkteydiler ama gizli, ortak bir niyetleri vardı ve bu niyetleri anlaşılmasın diye sırtlarını dönmüş yan yana duruyorlardı."

"Yolda karşıma iyi niyetli biri çıkacak ve soracak olursa, aşağıdaki insanları gösterip, bir süre yere paralel gittikten sonra onlara anlayamayacakları şeyler anlattım, diyeceğim. Öyle olsun."

5 iç döküş:

Jano dedi ki...

Köpeğimiz öldükten yıllar sonra o evden taşınırken görmüştüm, kapının kenarında hala duruyordu diş izleri

hüzünlendim, dinlediğim müzik de destek verdi sanırım

beni güney kore'ye uçur dedi ki...

Ne güzel bir yazıdır bu böyle. -sürükleyici bir kitap misali.


http://kacikturuncu.blogspot.com

olmo dedi ki...

"Ben örneğin hem kendini beğenmiş biri hem bir akvaryum balığı olabiliyorum, tül tül yüzgeçlerimle aptallık ve ölüm taşıyorum. Bu balık gerçeğin kendisi olabiliyor, ama gerçek daima biraz hüzünlüdür."
bizim büyük çaresizliğimiz in filmini de çok merak ediyorum.
sen izledin mi?

Sam dedi ki...

başucu kitabım oldu.

Adsız dedi ki...

hangi kitap bu